Grip Virüsü
Comment 9 Yorum

flu.jpgAnlam veremediğim bi canlı bu. Şimdiye kadar milyarlarca kez denenmiş ve başarısız olunmuş bişeyi ısrarla tekrar ediyorlar. Belki biraz istatistik öğrenseler vazgeçecekler bu yaptıklarından. Çoğalınca vücut karşı saldırıya geçip yokediyor kendilerini ama dinlemiyorlar.

İstisnalar vardır tabi, vücut bağışıklık sisteminin zayıflığından yararlanıp başarılı olabildikleri vakalar. Ama kardeşim, insan önce bi dener. Ufaktan bi grup gönderirsin, düşmanın gücünü bi kontrol edersin, bakarsın ki işin zor hiç denemezsin. Ben böyle az nüfusla da iyiyim der takılırsın.

İşin içinde ya bi mazoşizm var ya da sonsuz bi kararlılık. Günün birinde başarılı olabilmek ümidiyle devam ediyorlar. Eğer cidden bu kadar kararlılarsa onlar için kötü bi haber; insanlar da boş durmuyor. Şansları düşük yani :)


1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız6 Yıldız7 Yıldız8 Yıldız9 Yıldız10 Yıldız
(Henüz oy kullanılmamış)
Sallanan Kamera Tekniği
Comment 4 Yorum

Galiba ilk Asmalı Konak’ta kullandılar bunu. Sonra popüler oldu, tüm Türk dizilerinde kullanılmaya başlandı. Kadrajdaki olay hareketli veya hareketsiz olsun, kamera hafif hafif sallanır, daireler çizer. Sen cismi kaçırmamaya çalışırsın, gözün yorulur. Hatta bu sallanma hareketine takılırsan, bi süre sonra miden bulanır. Daha gerçekçi bi hava yaratma, kişiye olayın olduğu yerden izliyormuş hissi verme çabası olsa gerek. Ama eksik düşünülen veya gözardı edilen bi nokta; kameranın hareket ettiği bi sahnede sallanmasını doğal karşılasak bile, sabit dururken niye sallanıyor? Ben sabit dururken sallanmıyorum.

Gerçi belki de bilgisayardan screenshot alınmasına karşı bi önlemdir bu. Alınan screenshotlar bozuk, bulanık çıksın diye yapıyolardır. Veya dandik ekipman kullanıyolarsa, “Görüntü bozuk, bari kamerayı sallayalım da millet bu yüzden sansın” diye düşünüyor da olabilirler :)

Bi zamanlar first-person-shooter oyunlarda da kullanılmaya çalışıldı bu. Gerçi orada sadece “İnsan koşarken kafası yere paralel hareket etmez, aşağı yukarı sallanır” diye düşünüp oyundaki karakteri de salladılar. Ama koşarken kadrajla beraber nişangah da sallanınca kimseyi vuramayıp kah gıcık olduk, kah küfrettik.  Sonra nasıl yaptılarsa geliştirip, rahatsız etmeyen bi yürüme hareketi sağladılar. Sağolsunlar.


1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız6 Yıldız7 Yıldız8 Yıldız9 Yıldız10 Yıldız
(1 oy, ort : 8.00 / 10)
Ördek Vurma Oyunundaki Silah
Comment 4 Yorum

“Nasıl oluyor da oluyor” sorusunun ilk ortaya çıktığı olaylardandır bu. Hatta çıkıp çıkmayacağının işaretlerindendir. Ortada bi ekran(TV) ve bi tabanca(kumanda) vardır. Tabancayla ekranda gezen kuşlara nişan alıp ateş ettiğinde ekrandaki kuş vurulur, köpek gider kuşu getirir. Bu olaya verilen iki çeşit çocuk tepkisi vardır.

Bi gruptakilere göre tabancadan bişey çıkıp gidip kuşu vurmuştur, velet puan almıştır. Herşey normaldir, zaten TV kumandası da böyle çalışıyodur. Ama diğer gruptakilere göre ortada bi gariplik vardır. TV üzerinde kumandanın gönderdiği şeyi alan siyah bi nokta vardır. Ama hangi ördeğin vurulduğunun anlaşılması için ekranın her yerinde o noktalardan olması gerekir. Yoktur.

Şimdi aşağılamış gibi olacağım ama ilk gruptakiler genelde sözelci olurlar, ikinci gruptakiler sayısalcı. Daha doğrusu ilk gruptakilerin düşünme şekli sözelci olmaya daha yatkındır, ikinci gruptakilerinki ise sayısalcı. Ama içinde bulunduğumuz çağ ve ülkede bi çocuğun ne olacağına ailesi karar verdiği için haliyle böyle olmayabilir de.

Not : Hala nasıl çalıştığını merak edenler için;
- Kısaca; tabancadan bişey ekrana gitmiyomuş, ekrandan tabancaya bişey geliyomuş (ışık haliyle). Tabanca sadece ışık sensörüymüş.
- Uzunca; http://electronics.howstuffworks.com/question273.htm


1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız6 Yıldız7 Yıldız8 Yıldız9 Yıldız10 Yıldız
(3 oy, ort : 9.00 / 10)
İsimli Kolye
Comment 14 Yorum

Niyeyse kolyesinde ismi yazan tipler var ortalıkta. Yaka kartı taşımak gibi bişey aslında, ama yolda yaka kartı taşımak mantıksız gelirken, güzel bi font ve altın rengi bi metal kullanılarak takı havası kazandırılmış o kolyeyi taşımak mantıklı gelebiliyor insanlara.

Hatta kadınlar sahiplenmiş bu olayı. Benzer bi şeyi yapan bi erkeğe kro damgası yapıştıracak(ki geniş yaka bi beyaz ceket, üstten bikaç düğmesi açılmış pembe gömlek ve gömlekten fışkıran kılları düşününce şimdi ben de yapıştırdım o damgayı), yüzüne bakmayacak kadınlar bile takabiliyor böyle bi kolye.

Kendine veya ismine tapınma gibi bişey mi? Yoksa hafızasını kaybetmesi durumunda “insaniyet namına sahibine teslim ediniz” notu mu? Belki de “sevgilim olsa bi tarafında onun bi tarafında benim fotomun olduğu kalp şeklinde kolye takardım ama yalnızlık ömür boyu” söyleminin dışa vurumudur. Hiçbiri değilse de adı Fikri’dir;

“Vaay Fikri Bey, hoşgeldin falan. Dedim nerden tanıyacağım, meğerse künyeyi görmüş.” (bkz: vizontele)


1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız6 Yıldız7 Yıldız8 Yıldız9 Yıldız10 Yıldız
(Henüz oy kullanılmamış)
Keçi Boynuzu
Comment 5 Yorum

Hiç öğrenemedim nedir bu keçi boynuzu denen şey. Kuruyemişçilerin sattığı bişey olduğuna göre tahminen ya yeniyodur ya da kaynatıp içilen bişeydir.

İlkokul zamanında bigün bi çocuktan çok güzel bişey olduğunu duymuştum. Karizmayı çizdirmemek adına ne olduğunu da soramamıştım. İçimdeki merağı gidermenin tek yolu vardı; bi tane edinmek. Kuruyemişçiye gidip “şunlar ne kadar” diye sordum. Söylediği fiyat yeni mission’ımdı artık. Para biriktirmeye başladım. Alıp öğrenecektim ne olduğunu. “Önce bi ısırmayı denerim, olmadı kemiririm, o da olmazsa içini açıp yenilebilecek bi yeri var mı diye bakarım” diye düşünüyordum.

Bi süre sonra artık yeterince param vardı. Kuruyemişçiye bu kez kendimden emin bi şekilde gittim. Ama ne olduysa raftaki gofretleri görünce oldu. Bi tarafta ne olduğunu bile bilmediğim bişey, bi tarafta süper gofretler vardı. Gofretlerin çekiciliği herşeyi mahvetti. Kandırdı beni. Gofret aldım o parayla.

Hala bilmiyorum nedir keçi boynuzu.


1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız6 Yıldız7 Yıldız8 Yıldız9 Yıldız10 Yıldız
(1 oy, ort : 8.00 / 10)
Dağınık 01
Comment Yorum Yaz

Yeni bi şekil, şemal deniim bu kez. Tamamen amaçsız, tamamen konusuz, tamamen dağınık :) Bi başlangıç kelimesi lazım şimdi bana. Ondan yola çıkıp ver elini bilmemnere. Hmm, ne olsun? Tamam “ne” olsun.

Pis bi kelime. Yani kelime olarak kullanıldığında pis. Yoksa soru cümlesindeki yeri çok müstesna. Kelime olarak kullanılınca karıştırıyor cümleyi. Hem söyleyen hem söylenen için zorlaştırıyor işi.

Mesela bu da pis bi cümle oldu. Su gibi okurken anlaşılmıyo çünkü. Söyleyen kim söylenen kim bi yavaşlayıp düşünmek gerekiyo bikaç milisaniye. Yollardaki DUR tabelası gibi bişey var yani cümlede.

DUR tabelalarında niye kimse durmuyor? Pisliğine mi koymuşlar o tabelayı oraya? Gerçi kimse hiçbi tabelayı takmıyo ki. Mesela E5′de azami hız 90 ama o hızda gitsen küfür yersin.

Azami demişken lisede bi Azmi Hoca vardı, matematikçi. Niye o kadar farklıydı ki o adam? Yani insan niye o kadar absürd olur? Sıradanlıkla ilgili bi takıntısı mı vardı acaba?

Sıradanlık da çaydanlık gibi oldu :) Eskiden atv’de dandik bi dizi vardı. Ordaki maymundu çaydanlık. Erkan Can’ın maymunu. O dizide tanıdım Erkan Can’ı. Tahminen biçok kişi gibi. Hemen dandik oyuncu etiketini yapıştırmıştım. Sonradan anladım ki karakter dandikmiş, oyuncu değil. Dandik olmayan birinin dandik birini bu kadar iyi oynaması aşağı tükürsen sakal yukarı tükürsen bıyık oluyomuş.

Tükürüğe karşı nasıl yaklaşmam gerektiğini bilemiyorum. İyi bişey mi kötü bişey mi? Tükürdüğümü yalamam diye söz var. Harbiden de yalamam yani. Iyy, ne pis derim. Ama ağzımın içi tükürük dolu. Ona bişey demiyorum. Yediğim içtiğim herşeye karışıyo, umrumda değil.

Peki umur nedir? Cümle içinde insanın bi yeriymiş gibi kullanılıyo. Bi de hoş var böyle. Hoşuma gitmedi denir mesela. Hiçbişeyi beğenmeyen, herşeye bahane bulan birinin hoşuna bişey olmuş olabilir mi? Belki hoş yollarında iltihaplanma vardır. Hiçbişey hoşuna gidemiyodur :p

Böyle tipler ne gıcık olur. Yani hiçbişeyi beğenmeyenler. İnsanın, adamın kafasını duvara sürtüp kıvılcım çıkarası gelir. Beğenmemek ona göre bi üstünlüktür çünkü. Sen daha iyisini becerebiliyosan hiç durma, buyur yap. Beceremiyosan da bi dur, bi saygı göster be kardeşim.

Bu son cümle Avrupa Yakası’nın Sacit’i modunda oldu. Bu arada Sacit rolündeki oyuncu (Tolga Çevik), Organize İşler’de artalanda kasa açmaya çalışan elemanla (Salih Kalyon) beraber TV8′de Komedi Dükkanı adında bi program yapmaya başlamış. İlk izlediğimde çok sevmiştim. İkinci izlediğimde aynı şey mi bu diye kıllanmış yine de sevmiştim. Ama üçüncü izlediğimde her hafta aynı şey lan bu dedim, sevdim mi bilmiyorum.

Eskiden seyrederdim, artık izliyorum. Niye değişti ki bu kelime? Önceleri herkes seyrediyodu. Sonra bazıları artık seyretmeyip izlemeye başladı. Önceleri yadırgadım onları. “Bu ne cicim, avam tabakası bunlar yahu” dedim. Sonra nasıl oldu bilmiyorum, bigün kendime geldiğimde ben de izliyodum artık. Onlar baskın çıktı. Kaybettik biz bu savaşı.

Bitirmek için bi yöntemim yok. Üç deyince bitirebilirim mesela. Üç…


1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız6 Yıldız7 Yıldız8 Yıldız9 Yıldız10 Yıldız
(2 oy, ort : 6.50 / 10)
Telefon Önceliği
Comment 2 Yorum

Sıra beklemeni gerektirecek bi yere gitmişsindir; mesela bi devlet dairesine. Bikaç gün öncesinden planlamış, o günün bi kısmını veya tamamını bu işe ayırmışsındır. Hatta şehrin diğer ucundan geliyorsundur. Sonra belki saatlerce sıra beklemişsindir. Tam erişmek için onca zahmete girdiğin yetkiliye ulaşmış derdini anlatmaya başlamışsındır ki yetkilinin telefonu çalar. Sana hiç sormaz, açar telefonu. Telefonun diğer ucundaki, senin çektiğin onca çabayı, eziyeti çekmeyi istememiş bi kendini bilmezdir. İşin kötüsü; nedense yetkili de ona prim verir. Seni umursamaz, onunla ilgilenir.

Karşıdakinin derdine çare bulunmasını beklersin. Bi taraftan kafanda eşek kulakları hissederken, bi taraftan da sinirlenip yetkiliye küfretmeye başlarsın; içinden tabi. Çünkü o haykırışın sesi az da olsa dışarı çıksa, yüzünde kendini belli etse, sonuna yaklaştığını düşündüğün çilelerin boşa gitmesi riskini alamazsın. O hayvan yetkili, karşıdakinin işini bitirdikten sonra sana döner tekrar. Bi özür bile dilemez.

Telefondakine niye öncelik tanınır peki? Telefonu fazla yazmasın diye mi? Benim oraya gitmek için harcadığım emek, onun telefon faturasından ucuz mudur? Yoksa ben oraya gidecek zaman ayırabildiğim, o buna gerek görmediği için onun vaktinin benimkinden değerli olduğu mu düşünülür?


1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız6 Yıldız7 Yıldız8 Yıldız9 Yıldız10 Yıldız
(1 oy, ort : 9.00 / 10)
Dilsiz Seyretmek
Comment Yorum Yaz

Garip bi davranış; içgüdü veya benzeri bişey olsa gerek. El hareketleriyle konuşan iki dilsiz görünce insan kendini onları izleyip anlamaya çalışırken buluyor, üstelik anlayamayacağını bile bile. Hareketleri bişeylere benzetip yorumlamaya çalışıyorsun. Sonra çıkardığın tekil anlamları birleştirip cümleyi oluşturmaya çalışınca kelime kelime Türkçe’ye çevrilmiş İngilizce deyim gibi oluyor. Öyle olmadığını bikez daha anlıyorsun; bikez daha çünkü bu eyleme başladığında da öyle olmayacağından emin oluyorsun zaten.

Yüzünde nedensiz bi gülümseme beliriyor, olaydan kopup bi çevrene bakıyosun; tek izleyen sen değilsin. Çevredeki herkes aynı durumda. Karşılıklı konuşma tenis maçı gibi takip ediliyor. Kafalar bi konuşmacılardan birinde bi diğerinde, senkron bi biçimde. Herkesin yüzünde aynı anlamsız ve nedensiz gülümseme.

Ben dilsiz olsam beni acaip rahatsız ederdi bu durum ama nedense şimdiye kadar hiç rahatsız olan bi dilsiz görmedim. Alışmışlar heralde. Gerçi belki enteresan bi haz bile alıyor olabilirler bu durumdan. Herkesin ortasında açık açık konuşuyorsun ama kimse hiçbişey anlamıyor. İstersen salak salak yüzüne bakan tiplere küfret, onlar yine de gülümseyecek. Acun’un programının da sevilmesinin en büyük nedeni bu tahminen.


1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız6 Yıldız7 Yıldız8 Yıldız9 Yıldız10 Yıldız
(Henüz oy kullanılmamış)
Kadınlar Birbirini Niye Süzer?
Comment 1 Yorum

Bi erkek iyi görünümlü bi kadına baktığında veya benzer şekilde bi kadın bi erkeğe baktığında bunun “insan, hormonlarının etkisiyle soyunu devam ettirmek için kendine en uygun eşi arar” falan diye mantıklı bi açıklaması yapılabilir. Ancak kadınlar niye çevrede iyi görünümlü bi kadın gördüklerinde tepeden tırnağa süzerler? Nedir amaçları?

Ben yanlış yorumluyorum da sadece sıradan bi bakışsa niye o kadar derinden, dikkatli? Lezbiyen bi tavır olduğunu düşünsek tüm kadınlar mı lezbiyen veya tüm kadınlarda mı lezbiyen bi taraf var?

Şimdiye kadar bulabildiğim tek mantıklı açıklama, bu bakışın aslında “ne yapmış da benden daha iyi görünüyor” diye bi tarama olduğu. Bu sırada gözleri önünden de terminatör tarzı bi ekrandan şöyle şeyler geçiyor olsa gerek;

- Yeşil yatay çizgili tişört : Olabilir. Ama bende güzel durmaz, fazla kilolarım var.
- Saç diplerindeki gölge : Çok moda, şu sıralar herkeste var, ay çok banal. Olmaz.
- Ekose etek : Ay ne güzel durmuş. Hemen edinmeliyim bi tane.
- vs…


1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız6 Yıldız7 Yıldız8 Yıldız9 Yıldız10 Yıldız
(Henüz oy kullanılmamış)
Değişiklik
Comment 3 Yorum

Uzunca bi süre nedensizce inat ettim ama sonunda teslim olup siteyi WordPress üstüne taşıdım.

Beklediğimden çok daha temiz, oldukça keyifli bi yapı kurmuşlar. Theme, widget ve plugin özellikleri yapıya çok şey katıyor. Bunun gibi kalıp sistemler (fusion, nuke, vs) değiştirilebilirliği oldukça olumsuz etkilese de bu olumsuzluk çoğu zaman gözardı edilebiliyor. Çünkü kullanan birçok kişi var ve sürekli birileri yapıya yeni özellikler ekliyor. Biraz parazit bi yaklaşım mı oldu ne? Neyse, en azından ürettiklerini kullanarak yapıyı geliştirenlerin kişisel tatminini sağlıyorum :)


1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız6 Yıldız7 Yıldız8 Yıldız9 Yıldız10 Yıldız
(Henüz oy kullanılmamış)
SrdrBlue theme by srdr. Powered by Wordpress