Uzunca bi süre nedensizce inat ettim ama sonunda teslim olup siteyi WordPress üstüne taşıdım. Beklediğimden çok daha temiz, oldukça keyifli bi yapı kurmuşlar. Theme, widget ve plugin özellikleri yapıya çok şey katıyor. Bunun gibi kalıp sistemler (fusion, nuke, vs) değiştirilebilirliği oldukça olumsuz etkilese de bu olumsuzluk çoğu zaman gözardı edilebiliyor. Çünkü kullanan birçok kişi var [...]
Kategori : 'Blog'
Şişli Belediyesi, Mecidiyeköy’den Çağlayan’a giderken yol üstündeki dinlenme alanına “Aletli Spor Alanı” adında bi bölüm yapmış. Tahminen eski çocuk parkı oyuncaklarından(kaydırak, salıncak, vs) bozma bikaç spor aleti(!) koymuşlar. Çevre halkı gelip bu aletleri kullanarak spor(!) yapıyor. Aletler, çocukların kullanımında gayet sıradan bi görüntü oluşturuyor ama televizyonda abşeypır reklamı seyredip gelmiş başörtülü genç kızlar, bu aletlerle [...]
Gecengun ilkokul ogretmenime rastladim yolda. Insan nasil davranmasi gerektigini bilemiyor. Eli ayagina dolaniyor. Baska biri olsa davranacagin gibi davranamiyorsun cunku. Ilkokul gunlerindeki gibi “etim babamin kemigim bu adamin” dusuncesi kaynakli buyuk saygiyi gostermen gerektigini hissediyorsun icinden biyerlerden ama yapamiyorsun. O davranis seklini bilinc kendine yakistiramiyor. Samimi olayim diyemiyorsun cunku o adamla gecmis munasebetlerinizin hicbiri boyle [...]
ilkokuldaydim, dorduncu sinif. esra diye bi kiz vardi. yuzunu hatirlamiyorum artik ama tipini hatirliyorum. sarisin, sanirim renkli gozlu, balik eti hatta fazlasi. surekli elinde biseyler atistirirdi. balik etinin fazlasinin nedeni de buydu zaten. klasik bi laf yetistiren ilkokul kizi kisacasi. bigun gelip bana “serap seni seviyor” demisti. klasik bi ilkokul laf yetistirmesi bu da. lafin [...]
basindan bisey gecer. cok keyiflidir veya bi durumda lafi gedigine oturtuyordur. yeri geldikce insanlara anlatmaya baslarsin. ama bi sure sonra “hmm, daha once anlatmistin” yuz eksitmesi, keyifsizligiyle karsilasmaya baslarsin. bu yuzden sunu suna anlattim, suna anlatmadim diye bi checklist tutarsin kafanda. ama olay sayisi arttikca liste birbirine girer. cok anlattiginin farkinda oldugun bi olayi anlatacaginda [...]
Fruko aslında en iyisidir. Yani ne Cola gibi kibirlidir, ne Pepsi gibi düşmancıl. Kendi halindedir. Kimsenin etlisine sütlüsüne karışmaz. Fanatikleri de yok değildir yine de. Cola ve Pepsi’nin şatafatlı yüzüne kendini kaptırmamayı başarabilmiş insanlar. Fruko’dan aldıklari tadı diğerlerinden alamamalarındandır aslında Fruko sevdaları. Her denemede diğerlerinin bencilliği dillerini yakar, vazgeçerler. Ama yine de acaba birgün diye [...]
Niye bilmiyorum ama attığım her adımda – başka hiçbiyerde olmayan bişey – oradaki eski varlığımı, yaşanmışlıklarımı görüyor, izliyorum. Atmosferin etkisi olsa gerek. Varolduğum zamandan sıyrılıp o anları belki de o an olduklarından daha gerçekmişçesine tekrar yaşıyorum. Hem zamanın akışını da ben kontrol edebiliyorum bu kez. İlk yaşadığım zaman gibi koşturarak değil, aksine yavaş yavaş, tadını [...]
Çok iyi bi konunun ne kadar kötü işlenebileceğinin iyi bi örneği. Tam bişeyler hakkında konuşmaya başlayarak adrenalinizin artmasını sağlamaya başlamışken işi kelime kalabalığına çeviriyor. Sonra bi bakıyosunuz konu değişmiş. Yeni konuya odaklandığınız anda yine aynı şey. Ama kötü mü? Değil. İzlenmesi lazım. Büyük umutlar beslemeden izlenmesi lazım. Aslında en büyük sorunu şu ki çok fazla [...]
İlk iki bölümünü seyredip “Bu ne la. Ne dandik diziymiş. Millet niye seyrediyo ki bunu” diye düşünmüştüm. Meğer öyle değilmiş :) Artık tüm olay üçüncü bölümde mi yoksa ben mi diziye susamışım bilmiyorum ama kendimi diziye güzel kaptırdım. Süresi boyunca dünyamdan uzaklaşmamı sağladığından olsa gerek. Sebebi çok da önemli değil, ailecek severek izliyoruz :)