Diğer Türk dillerini dinlemek enteresan bi his yaratıyor. Kullanılan tonlama ve sesleri çıkarış biçimi Türkçe’yle aynı olduğundan tüm sesleri tam olarak ayırt edebiliyorsun. Duyduğun bi cümleyi şivesiz söyleyebilirmişsin hatta düzgün bi şekilde yazabilirmişsin gibi geliyor. Ama sanki cümledeki hemen hemen bütün kelimeler “müteferrik” gibi daha önce işin olmadığından anlamını bilmediğin kelimelerden oluşuyor da anlayamıyorsun.
Örneğin sayılar gibi bazı şeyler gayet anlamlı, hemen hemen tüm ek ve bağlaçlar da anlaşılıyor. Hatta oturup cümleyi öğelerine ayırmaya kalksan şu yapım eki, şu dolaylı tümleç diye ayırabilirsin. Ama biri kalkıp “şair bu şiirinde ne demek istemiş” dese verecek bi cevabın da yok.
Uygurlu (doğrusu bu mu bilemedim. bkz:yunanlı) dutar üstadı Abdurehim Heyit’in Ketmeydu (anladığım kadarıyla “gitmeseydi” demek) isimli türkü/şarkısı da bunun üstüne deney materyalimiz olabilir.
Bu yazının dibine bi de Türk lehçeleri sözlüğü eklemek güzel olur sanırsam. Ayrıca sözlüğe Rusça’yı da eklemişler, kim ne kadar etkilenmiş görebilmek için kullanışlı oluyor.



4 Yorum Yapılmış
gerçekten enteresan ve hoş geldi bana müzikleri sözleri vs dinlenesi bi müzik aslında o kadar gereksiz şeyden yanı sıra x)
çok güzel bir paylaşım gercektende süper
Uygurlu yerine Doğu Türkistanlı, Türkistanlı veya Uygur Türkü kullanırsanız daha uygun olur çünkü Uygur bir yer ismi değil, bir halk ismi.
Ayrıca Küreş Küsen, Mehmet Sabir Karger, Abdullah Köse, İrfan Gürdal gibi ustaların parçalarını bulabilirseniz eminim daha da seveceksiniz bu “nahşaları” ;)
ben alp e katılıyorum aynı zamanda paylaşımınız gerçekten çok başarılı.emeğinize sağlık.uzun zamandır yazılarınızı takip ediyorum.belkide sizinde etkinizle ben de bir blog oluşturdum beklerim