Düğmeye Basınız
Comment Yorum Yaz

Hiçbir aksiyon olmadan bu kadar olay barındıran bir otobüs yolculuğunu sanırım ilk kez yaşıyorum. Herşey ilk otobüs durağında başladı. Otobüs gelmemekte ben de beklemekte inat ettim. 10 dakikada bir olan otobüs için, yaklaşık 45 dakika ayakta dikildim. Benden sonra gelenler beklemekten sıkıldı, başka şekillerde gitmenin yollarına baktı. Ama ben bekledim. Hatta işi o kadar inada bindirdim ki o otobüs hattı iptal edilmiş olsa belki de hala o durakta bekliyo olurdum. Ama hemen hemen benimle aynı inadı gösteren kızın beklemeye başladığında kenarları yukarı bakan kaşlarını (mükemmel olduğunu düşünen kız bakışı) 45 dakika sonra -buluşacağı kişiye geç kalmış olmaktan olsa gerek- ortası yukarı bakarken (küçük emrah bakışı) görmek keyifliydi ;)

Sonra otobüs geldi. İçerde kendime bi yer edindim. Bu sırada gözüm yanında ayakta beklediğim adamın telefonunda yazdığı SMS’e takıldı. Kız arkadaşına yazıyodu. Gayet normal bi biçimde “Geç kaldım kusura bakma” diye başladı mesaj. Sonra adam anlamadığım bi nedenden kendini yermeye başladı. Çok kararsız biriymiş de bu hayatındaki en büyük problemmiş, şöyle kötü bi adammış da böyle kötü bi adammış. Adam bunları yazarken bi ara omuzlarından silkeleyip “kendine gel be adam, güç içinde” diyesim geldi. Ardından kızı övdü biraz. Kız çok iyi niyetliymiş, ahlaklıymış, süper bişeymiş. Bu noktada, onca film izlemiş biri olarak işin sonuna dair tahminler yürütmeye başladım tabi ama bi taraftan da “yok canım, özrünü kuvvetlendirmek için yapıyodur“ diye de kendimi kandırmaya devam ettim. Sonra adam bi ara durdu, uzun uzun düşündü ve son cümleyi yazmaya başladı: “seni daha fazla incitmeden ” yazdı ve yine durdu. Bu kez daha da uzun düşündükten sonra cümleyi bitirdi: “kesmek en iyisi sanırım”. Ağzım açık izledim mesajın nereden nereye geldiğini. Bu şaşkınlığıma ineceğim durağa geldiğimi anlayışım da eklenince hiç tereddütsüz bastım düğmeye.

İkinci araçta da bi dejavu gibi başka bi adamın telefonuyla başladı olay. Yılan oynuyodu. Onu izlerken “hey gidi hey” dedim kendi kendime. Lise zamanı ne kaptırmıştık bu oyuna. Sınıfın en yüksek skorunu yapmak herkesin peşinde olduğu, paha biçilemez bi olaydı. Derslerde bile sıra altından yılan oynuyoduk. Allah belamızı versin :)

Sonra bi ara kafamı bi kaldırdım. Afet bi hatun gözlerini kaçırdı. Çevreme bi bakındım. Bu yanımdaki hacı amcaya bakıyo olamayacağına göre, evet evet bana bakıyodu. Hem de bu kadar güzel bi kız. Tam bu düşünceyle benim yüzümde bi gülümseme oluşmuşken, kız “hala bakıyor mu” kontrolü için yine döndü. Sanırım güzel gülümsüyorum, utangaç bi bakışla yine kafasını çevirdi. Tam belli etmeden camdaki yansımadan izlemeye çalışıyordu ki, gözlerini orada da yakaladım. Bi süre ona mı baktığımı anlamaya çalıştıktan sonra yüzünde bi gülümsemeyle “ya ne alakası var, ben dışarıya bakıyorum” numarasına yattı. Ama dışarıya da baksa bana da baksa benim ineceğim durak gelmişti. Yine bastım düğmeye. Ah ulan otobüs aşkları, yaktınız lan beni !!! ;)


1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız6 Yıldız7 Yıldız8 Yıldız9 Yıldız10 Yıldız
(5 oy, ort : 8.20 / 10)

Henüz Yorum Yapılmamış.

Yorum Yaz







SrdrBlue theme by srdr. Powered by Wordpress