Direksiyon dersinde herkese söyledikleri bişey vardır; “Arabayı sürüyormuş gibi değil, arabanın kendisiymişsin gibi düşün”. Cidden öyle düşünmeden de rahat edemezsin. “Dikiz aynası, aman vitesi değiştiriim, nasıldı, heh debriyaj, koltuk pozisyonu, oy anam sinyal vermeden döndük” gibi bisürü şey geçmek zorundadır aklından. Ama araba bi amaç değil de araç olunca, yani sen araba olunca herşey çok daha kolaylaşır, rahatlar. Sadece arabayla ilgili bişey de değil bu, insanın kullandığı herşey için geçerli.
İnsanın en kendinden geçerek kullanmaya meyilli olduğu şey olan bilgisayarda, bu etki kendini daha bariz gösterir. “Need for Speed”de bi viraj dönüyorsundur, olmayan merkezkaç kuvveti yüzünden eğilirsin. Çünkü o sırada beynine sorarsan, senin elindeki bilgisayarın tuşları değil, oyundaki arabanın direksiyonudur. Quake’de karşıdan plazma gun’la ateş etmişlerdir, plazmayı yerken gözlerin büyür, yüzün şekilden şekile girer. Kulaklıkla korku filmi izliyosundur, filmde arkadan biri yaklaşır, tırsarsın.
Galiba beyin ilk doğduğunda vücudu kullanmak için bi teknik geliştirmiş, kullanması gereken diğer herşey için de aynı yöntemi kullanıyor. Vücudu kullandığı bişey olarak değil, kendisi olarak gördüğü için herşeye de aynı şeyi yapıyor. Sonuç bu. Gerçi diğer şeylere direk hükmedemediği için vücudu araç olarak kullanmak zorunda. Bilardoda bi topa vurmak için önünü kapayan diğer topu kullanmak gibi bişey yani :)
Durum bu iken bi de sanal gerçekliğin insana zarar verip vermeyeceğini düşünüyolar. Aha buraya yazıyorum (bu deyim, blog’da olunca daha gerçekçi oluyormuş, cidden yazıyorum bak :) sanal gerçeklik yapsalar az maz adam telef olmaz bu uğurda. Önce toplumda beyinlerin değişmesi gerek kardeşim :)


4 Yorum Yapılmış
Sevgili Serdar Bey .:)
Aman efendim sayfanıza yeni bir post girmişsiniz çok mutlu oldum sizi okumak güzel …
Ben de beyin ile uzuvlar arasında ki ilişkiyi kuramadığım için hala araba kullanamıyorum aslında konu bu değil sanal gerçeklik yahu bu sanal alemleri yaratan bir insan bu sanallığı kullanan biziz gerçek insanlar eeee o zaman sorun nedir ?
:)
” Durum bu iken bi de sanal gerçekliğin insana zarar verip vermeyeceğini düşünüyolar. Aha buraya yazıyorum (bu deyim, blog’da olunca daha gerçekçi oluyormuş, cidden yazıyorum bak :) sanal gerçeklik yapsalar az maz adam telef olmaz bu uğurda. Önce toplumda beyinlerin değişmesi gerek kardeşim :) ”
Kesinlikle katılıyorum :D
@başak : sorun sanalda değil ki zaten. sanal geçreklikte. yani matrixvari bi ortam yapılırsa beyin onu gerçekten ayıramayacağı için orada yaşayacağı darbeleri de gerçek darbeden ayıramayacak. yoksa zaten bir sanal sevdalısı olarak sanala laf etmem mümkün değil :)
@pınar : dimi? :)
Dİ !
:))