Yeni bi şekil, şemal deniim bu kez. Tamamen amaçsız, tamamen konusuz, tamamen dağınık :) Bi başlangıç kelimesi lazım şimdi bana. Ondan yola çıkıp ver elini bilmemnere. Hmm, ne olsun? Tamam “ne” olsun.
Pis bi kelime. Yani kelime olarak kullanıldığında pis. Yoksa soru cümlesindeki yeri çok müstesna. Kelime olarak kullanılınca karıştırıyor cümleyi. Hem söyleyen hem söylenen için zorlaştırıyor işi.
Mesela bu da pis bi cümle oldu. Su gibi okurken anlaşılmıyo çünkü. Söyleyen kim söylenen kim bi yavaşlayıp düşünmek gerekiyo bikaç milisaniye. Yollardaki DUR tabelası gibi bişey var yani cümlede.
DUR tabelalarında niye kimse durmuyor? Pisliğine mi koymuşlar o tabelayı oraya? Gerçi kimse hiçbi tabelayı takmıyo ki. Mesela E5′de azami hız 90 ama o hızda gitsen küfür yersin.
Azami demişken lisede bi Azmi Hoca vardı, matematikçi. Niye o kadar farklıydı ki o adam? Yani insan niye o kadar absürd olur? Sıradanlıkla ilgili bi takıntısı mı vardı acaba?
Sıradanlık da çaydanlık gibi oldu :) Eskiden atv’de dandik bi dizi vardı. Ordaki maymundu çaydanlık. Erkan Can’ın maymunu. O dizide tanıdım Erkan Can’ı. Tahminen biçok kişi gibi. Hemen dandik oyuncu etiketini yapıştırmıştım. Sonradan anladım ki karakter dandikmiş, oyuncu değil. Dandik olmayan birinin dandik birini bu kadar iyi oynaması aşağı tükürsen sakal yukarı tükürsen bıyık oluyomuş.
Tükürüğe karşı nasıl yaklaşmam gerektiğini bilemiyorum. İyi bişey mi kötü bişey mi? Tükürdüğümü yalamam diye söz var. Harbiden de yalamam yani. Iyy, ne pis derim. Ama ağzımın içi tükürük dolu. Ona bişey demiyorum. Yediğim içtiğim herşeye karışıyo, umrumda değil.
Peki umur nedir? Cümle içinde insanın bi yeriymiş gibi kullanılıyo. Bi de hoş var böyle. Hoşuma gitmedi denir mesela. Hiçbişeyi beğenmeyen, herşeye bahane bulan birinin hoşuna bişey olmuş olabilir mi? Belki hoş yollarında iltihaplanma vardır. Hiçbişey hoşuna gidemiyodur :p
Böyle tipler ne gıcık olur. Yani hiçbişeyi beğenmeyenler. İnsanın, adamın kafasını duvara sürtüp kıvılcım çıkarası gelir. Beğenmemek ona göre bi üstünlüktür çünkü. Sen daha iyisini becerebiliyosan hiç durma, buyur yap. Beceremiyosan da bi dur, bi saygı göster be kardeşim.
Bu son cümle Avrupa Yakası’nın Sacit’i modunda oldu. Bu arada Sacit rolündeki oyuncu (Tolga Çevik), Organize İşler’de artalanda kasa açmaya çalışan elemanla (Salih Kalyon) beraber TV8′de Komedi Dükkanı adında bi program yapmaya başlamış. İlk izlediğimde çok sevmiştim. İkinci izlediğimde aynı şey mi bu diye kıllanmış yine de sevmiştim. Ama üçüncü izlediğimde her hafta aynı şey lan bu dedim, sevdim mi bilmiyorum.
Eskiden seyrederdim, artık izliyorum. Niye değişti ki bu kelime? Önceleri herkes seyrediyodu. Sonra bazıları artık seyretmeyip izlemeye başladı. Önceleri yadırgadım onları. “Bu ne cicim, avam tabakası bunlar yahu” dedim. Sonra nasıl oldu bilmiyorum, bigün kendime geldiğimde ben de izliyodum artık. Onlar baskın çıktı. Kaybettik biz bu savaşı.
Bitirmek için bi yöntemim yok. Üç deyince bitirebilirim mesela. Üç…


