Telefon Önceliği

Sıra beklemeni gerektirecek bi yere gitmişsindir; mesela bi devlet dairesine. Bikaç gün öncesinden planlamış, o günün bi kısmını veya tamamını bu işe ayırmışsındır. Hatta şehrin diğer ucundan geliyorsundur. Sonra belki saatlerce sıra beklemişsindir. Tam erişmek için onca zahmete girdiğin yetkiliye ulaşmış derdini anlatmaya başlamışsındır ki yetkilinin telefonu çalar. Sana hiç sormaz, açar telefonu. Telefonun diğer ucundaki, senin çektiğin onca çabayı, eziyeti çekmeyi istememiş bi kendini bilmezdir. İşin kötüsü; nedense yetkili de ona prim verir. Seni umursamaz, onunla ilgilenir.

Karşıdakinin derdine çare bulunmasını beklersin. Bi taraftan kafanda eşek kulakları hissederken, bi taraftan da sinirlenip yetkiliye küfretmeye başlarsın; içinden tabi. Çünkü o haykırışın sesi az da olsa dışarı çıksa, yüzünde kendini belli etse, sonuna yaklaştığını düşündüğün çilelerin boşa gitmesi riskini alamazsın. O hayvan yetkili, karşıdakinin işini bitirdikten sonra sana döner tekrar. Bi özür bile dilemez.

Telefondakine niye öncelik tanınır peki? Telefonu fazla yazmasın diye mi? Benim oraya gitmek için harcadığım emek, onun telefon faturasından ucuz mudur? Yoksa ben oraya gidecek zaman ayırabildiğim, o buna gerek görmediği için onun vaktinin benimkinden değerli olduğu mu düşünülür?

Yorumlar