Dilsiz Seyretmek

Garip bi davranış; içgüdü veya benzeri bişey olsa gerek. El hareketleriyle konuşan iki dilsiz görünce insan kendini onları izleyip anlamaya çalışırken buluyor, üstelik anlayamayacağını bile bile. Hareketleri bişeylere benzetip yorumlamaya çalışıyorsun. Sonra çıkardığın tekil anlamları birleştirip cümleyi oluşturmaya çalışınca kelime kelime Türkçe’ye çevrilmiş İngilizce deyim gibi oluyor. Öyle olmadığını bikez daha anlıyorsun; bikez daha çünkü bu eyleme başladığında da öyle olmayacağından emin oluyorsun zaten.

Yüzünde nedensiz bi gülümseme beliriyor, olaydan kopup bi çevrene bakıyosun; tek izleyen sen değilsin. Çevredeki herkes aynı durumda. Karşılıklı konuşma tenis maçı gibi takip ediliyor. Kafalar bi konuşmacılardan birinde bi diğerinde, senkron bi biçimde. Herkesin yüzünde aynı anlamsız ve nedensiz gülümseme.

Ben dilsiz olsam beni acaip rahatsız ederdi bu durum ama nedense şimdiye kadar hiç rahatsız olan bi dilsiz görmedim. Alışmışlar heralde. Gerçi belki enteresan bi haz bile alıyor olabilirler bu durumdan. Herkesin ortasında açık açık konuşuyorsun ama kimse hiçbişey anlamıyor. İstersen salak salak yüzüne bakan tiplere küfret, onlar yine de gülümseyecek. Acun’un programının da sevilmesinin en büyük nedeni bu tahminen.

Yorum Yazın